Ereğlinin Sesi - Kdz.Ereğli Haber ve Zonguldak Haberleri
logo
  •  
    •  » HABER ARA
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » EKONOMİ
    •  » SAĞLIK
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » FOTO GALERİ
    •  » BATI KARADENİZ
    •  » EĞİTİM
    •  » MESAJLAR
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV
    •  » GÜNDEM
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • KULİS HABER
  • POLİTİKA
  • SPOR
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • MEDYA
  • TÜM HABERLER
  MUHTAR VE YEĞENİ TUTUKLANDI...
  Erdemir çelik sektörünü bir araya getirdi
  RUŞANLAR KÖYÜNDE NELER OLDU NELER!
  SİZ İNSAN OLAMAZSINIZ!
  Borsada temettü ve temettü tarihi açıklayan 4 şirket
  Erdemir Ereğli Demir Çelik (EREGL) temettü tarihi belli oldu
  SULANDIRMAYIN!
  KIŞLA VE BELEN SANAYİ HURDALARDAN TEMİZLENİYOR
  Dünya çelik sektörünün temsilcileri Erdemir’de
  KDZ. EREĞLİ ŞEHİR MEZARLIĞINDA BAYRAM TEMİZLİĞİ YAPILIYOR
17 Ağustos 2026 Pazartesi
  1. Sivil Toplum

EREĞLİ’DEN İSDEMİR İŞÇİLERİNE ÇAĞRIDA BULUNDU…

EREĞLİ’DEN İSDEMİR İŞÇİLERİNE ÇAĞRIDA BULUNDU…

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak Ereğli’de muhteşem bir şekilde karşılandı. Kavlak Ereğli’de yaptığı konuşmasında İsdemir işçilerine çağrıda bulundu…

  • Whatsapp ta Paylaş

 Haber giriş tarihi : 22-08-2013 | 12 : 58 13
 Haber güncelleme tarihi : 22-08-2013 | 12 : 58 13

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak dün Ereğli’ye geldi.
Büyük Anadolu Otel’de binlerce işçi tarafından muhteşem bir şekilde karşılanan Pevrul Kavlak kürsüye çıktığında işçilerin tezahüratı nedeniyle bir süre konuşmasına başlayamadı.
Pevrul Kavlak’dan önce konuşan Ereğli Şube Başkanı Yusuf Ziya Odabaş da, işçilere Oyak Genel Müdürü Ulusoy ile Erdemir Genel Müdürü Orhan’ın selamlarını iletti.
Yusuf Ziya Odabaş’da Erdemir işçisi büyük bir destek verdi.
Odabaş’dan sonra kürsüye gelen Genel Başkan Pevrul Kavlak binlerce işçiye karşı yaptkığı konuşmasında ağırlığı İsdemir’e verdi ve İsdemir işçilerinin Türk Metal’de örgütlenmesini istedi.
Kavlak konuşmasında şöyle dedi: 
“ Değerli arkadaşlarım, İnsanı insan yapan birçok değer vardır. Bu değerler herkese göre değişebilir. Herkeste farklı farklı olabilir. Ancak insanı insan yapan iki şey vardır ki, bunlar olmadan insan, insan olamaz.
   Bunlardan biri umuttur. Umudun olmadığı yerde hayat olmaz. Umudun olmadığı yerde, gelecek olmaz, Umudun olmadığı yerde ölüm kol gezer.
   Diğeri, o umudu besleyendir. İnsanın hayalleridir. Hayatı yaşanır kılan, hayallerimizin gerçek olması ihtimalidir. İnsan, hayal kuramaz hale gelirse, yaşamsal belirtileri ortadan kalkar. Amaçsız, hedefsiz, çaresiz olur.
   Arkadaşlarım, 2009 yılında yola çıktığımızda, Bu kutsal görevi devraldığımızda, umudumuz vardı, hayallerimiz vardı. Farklı bir sendika yaratmaktı hayalimiz. Amaçlarımızı, hedeflerimizi belirledik. Umudumuzu elimize bayrak yaptık. Yola çıktık. Bizim için sendika, 
   emek için, hak için, soframızdaki bir dilim ekmek için mücadele etmenin meşru zeminiydi.
   Bu mücadelenin hedefi, karnı tok, sırtı pek metal işçisiydi. Sendika, beraberliğimizin simgesiydi. Gücümüzün göstergesiydi. Ama her şeyden önce sendika, birlikti, kardeşlikti, yarenlikti.
   Bir olmanın, iri olmanın, diri olmanın adresiydi. Bizim için sendika hakça bölüşmenin, varlığı paylaşmanın adresiydi.
   Bizi sıradan örgütlerden farklı kılan, bu hakça paylaşım ilkemizdi. Bu bizim terbiyemizdi.
   Bu terbiye kendimizden önce, birlikte ter döktüğümüz işçi kardeşimizin de güvencesiydi.
   İşimize, işyerimize namusumuz gibi sahip çıkmaktı. Üretmekti, kazanmaktı, kazandırmaktı.
   Hayallerimiz kendi işkolumuzla da sınırlı değildi. Yalnızca metal işçilerinin değil, bu ülkede ezilen, horlanan, hakkı yenen tüm emekçilerin sesi olmaktı. Türkiye'deki milyonlarca emekçi için örnek olmaktı. 
   Memurun, işsizin, emeklinin, dar ve sabit gelirlinin, küçük esnaf ve sanatkarın da umudu olmaktı. 
   Umutlarımızı yeşerttiğimiz o günden bu yana bunları söyleyip geldik. Ne badireler atlattık… 
   Neler yaşadık… Neler gördük… Ama hiç yılmadık… Hiç korkmadık… Türkü söyler gibi yürüttük mücadelemizi... Çelikten ağlarla ördük birliğimizi…
   Son dört yılda 114 işyerinde 42 bin metal işçisini örgütledik. Türk Metal'in bayrağını şanla, şerefle ülkemizin dört bir yanında dalgalandırdık. İnadına Türk Metal, inadına barış, inadına kardeşlik dedik.
   
   “ Gururluyum… Mutluyum… Huzurluyum…”
   Bugün burada… Türk Metal Sendikası'nın örgütlü olmaktan onur duyduğu bu işçi kentinde… Ereğli'de… Bütün bunları başarmış olmanın verdiği huzurla… Hayallerimizin büyük bölümünü gerçekleştirmiş olmanın verdiği güvenle… Bundan sonra daha iyilerini yapacağımıza olan inançla… Karşınızdayım. Gururluyum… Mutluyum… Huzurluyum…
   Bu duygu ve düşüncelerle hepinize hoş geldiniz diyor, Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
   Siyasi partilerimizin değerli ilçe başkanları, Sayın Gülüç Belediye Başkanımız,
   Ticaret, Sanayi ve Esnaf Odalarımızın değerli başkan ve temsilcileri, Genel Maden-İş Sendikamızın değerli Genel Başkanı, Basınımızın değerli temsilcileri Sizlere de hoş geldiniz diyor, katılımınızdan dolayı teşekkür ediyorum.
   
   “SENDİKAL HAREKETİ NFESLERİNİ TUTTU!”
   Bildiğiniz gibi Sendikamız, MESS ile 2012-2014 dönemi toplu iş sözleşmesini bağıtladı. Son birkaç aydır, sendikal yaşamın nabzı Türk Metal'de attı. Türkiye sendikal hareketi, nefesini tuttu, bu sözleşmeyi izledi. Bu sözleşmenin başında, malum çevreler yine işbaşındaydı. Hiç boş durmadılar.
   ‘Türk Metal MESS'in teklifini kabul eder, sözleşmeyi imzalar’ dediler, olmadı.
   Hatta tarih verdiler. İşyerlerinde el ilanları dağıttılar, 223 Nisan'da bu sözleşme bitecek’ dediler. Olmadı.
   Uyuşmazlık tutanağımızı tuttuk, masadan kalktık. ‘Yakında masaya dönerler, 
   işi bitirirler’ dediler. Olmadı.
   Onların cesaret bile edemeyeceği bir karar aldık, fazla mesaileri kaldırdık.
   ‘Türk Metal eylem falan yapamaz, salon toplantılarıyla geçiştirir’ dediler. Olmadı. Metal işçisi her gün eylem yaptı. İşbaşında yaptı, yemekhanede yaptı, işyeri önünde yaptı. Caddede, meydanda yaptı. Mücadelemizi tek fire vermeden, bıkmadan, usanmadan, yılmadan sürdürdü. 
   O malum çevreler, bu kez de, ‘Türk Metal grev kararı alamaz’ dediler. Yine olmadı.
    6 Mayıs günü İstanbul'da basın toplantısıyla kararımızı açıkladık. Bütün medyada yer aldı, sağır sultan bile duydu. Ama onlar buna rağmen, kKarar falan yok, işçileri kandırıyorlar’ dediler. Olmadı. Ertesi gün kararı birer şeref belgesi gibi işyerlerinin ilan tahtalarına astık.
   Biz, müzakere sürecine başlarken üyelerimize bir söz verdik. Kazanılmış haklarımızdan bir adım geri atmayacağız, dedi Az kazanan daha çok kazanacak, insanca bir yaşam için daha adil bir ücret alacağız dedik. Sözümüzü tuttuk. Hiçbir idari maddede ödün vermedik.
   Esnek çalışma, kıstalyem ve 3 yıllık sözleşme gibi hayatımızı cehenneme çevirecek dayatmalar karşısında bir adım bile geri atmadık. MESS'i, tarihinde ilk kez ‘çekmeye’ 
   razı ederek, saat ik ücreti düşük olanların daha çok zam almasını sağladık.
   Altı aylık dilim için aldığımız artışla, nispeten yüksek ücretli üyelerimize önemli artış sağladık. MESS'i, yine tarihinde ilk kez diğer dönemler için enflasyonun üzerinde 2 puanlık artışa razı ederek, üyelerimizi enflasyona mahkum etmedik.
   
   İŞÇİYE VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTTUK
   Bunlar üyelerimize verilmiş sözlerimizdi. Sözümüzü tuttuk.Sözleşmemizi imzaladık. Sözleşmemiz, o sözleri söyleyenlerin, o iftiraları atanların yüzlerinde tokat gibi patladı.
   Değer i arkadaşlarım,Biz bu başarıya, sendikal mücadelede büyük sıkıntıların yaşandığı bir dönemde imza attık.
   İşte Çaykur grevi, THY grevi… Darphane emekçilerinin grevi. Şimdi de tekstil işçilerinin grevi… Yasal engellerle grev kırıcılarla, işveren baskısıyla, mücadele ediyorlar. Bir yanda canını dişine takıp grev gömleğini giyenler var. Bir de greve çıkıp ellerine yüzlerine bulaştıranlar var. İskenderun'da MMK'da tam bir hayal kırıklığı yaratanlar var.
   
   “İSDEMİR VE MMK’YI SATANLARA YUH OLSUN!”
   İsdemir'de yüzde 71 rüyası ile yola çıkıp, işçiyi mübarek günlerde kavurucu sıcaklar altında yüzde 51 alacağız diye greve sürükleyip, 22 günden sonra yüzde 11'e razı olanlar var. THY'de Darphane'de tekstil'de mücadeleyi sürdürenlerin yanındayız… Onlara selam olsun...
   Ama İsdemir'de, MMK'da işçiyi satanlara da yuh olsun. Yuh olsun...
   İşte değerli arkadaşlarım,Türk Metal, böylesine kötü koşullar altında bu sözleşme döneminde yeniden şahlandı. Çünkü Türk Metal, şartlar ne olursa olsun işçinin, emekçinin bu kara talihini yenmek için yola çıktı. Masada, uluslararası sermayenin, ülkemizin en büyük sermaye kuruluşlarının temsilcilerinin karşısına bu bilinçle oturdu.
   Herkese, işçiye, işsize, memura, emekliye moral oldu. Karanlığı aydınlatan ışık oldu. Umutsuzlara umut oldu.
   Değerli arkadaşlarım,
   Bu sözleşme bizim için bir eşikti. Bundan sonra yolumuz açıktır. Bundan sonra hedeflerimiz büyüktür. Bundan sonraki hedefimiz, sadece metal işçileri için hak almak değildir.
   Hedef, Türkiye işçi sınıfıdır. Bu hedefe birlikte yürüyeceğiz.
   
   İŞTE TÜRK METAL FARKI
   Değerli arkadaşlarım, Yiğit Erdemir işçileri, Toplu sözleşme süreçleri, zor süreçlerdir. Hem işveren için hem de işçi için… İşveren verebileceğinin en azını vermek ister, sendika da alabileceğinin en fazlasını almak ister. Bu nedenle ilk başta uzlaşmak pek mümkün değildir. Hele işin içinde akıl, bilgi ve deneyim yoksa uzlaşma imkansızdır.
   İşte Türk Metal'in farkı budur. Sadece sözleşme döneminde değil, Türk Metal'in bütün işlerinde, eylemlerinde, mücadelesinde akıl vardır, 
   bilgi ve deneyim vardır. Bizim ideolojimiz ekmektir, emektir, alın teridir. Bizim için mücadele, hak içindir, adalet içindir. İşçinin hakkını, emeğinin karşılığını almak bizim için namus borcudur. İşte bu yüzden Türk Metal, çıktığı yoldan zaferle döner, meydana indiğinde ses getirir, başladığı işi yüzünün akıyla bitirir. 
   Bu Erdemir'de de böyle olmuştur. Sizlerle birlikte çıktığımız bu yoldan zaferle dönmemizin nedeni budur. Türk Metal, emanetinize ihanet etmemiştir… Yüzünüzü güldürmüştür…
   ‘Allah razı olsun’ diyenlerin hayır dualarını almıştır. Bu, mutlu olmak için bize yeter… Bu umutlu olmak için bize yeter… Bizim temel ilkemiz "Üretmek, kazanmak, kazandırmak"tır. Bu ilke bizim için fener ışığı gibidir. Rotamıza yön verir, nereye, nasıl gideceğimize ışık tutar. Biz onun için yanlış yola sapmayız, karaya oturmayız, hep hedefe ulaşırız.
   
   ONLARIN ANLAMADIĞI İŞTE BUDUR
   İşte o fotokopicilerin, hokkabazların, madrabazların anlamadığı budur… Biz nasıl oluyor da hep başarıyoruz, girdiğimiz her mücadeleden başarıyla çıkıyoruz? Bunu bir türlü anlamıyorlar. Oysa formülü çok basit. 
   Ne diyoruz? Önce üreteceğiz. Sonra hem biz hem de iş yeri kazanacak. Yani önce üreteceğiz, sonra bu üretimle oluşan değeri hakça paylaşacağız. Daha fazlasını istemeyiz, sadece hakkımızı isteriz. Biz sadece adalet isteriz. Adaleti sağlamak için de önce üretip üretmediğimize bakarız. Bakalım o zaman…
   
   BAŞARIDA EMEĞİN BÜYÜK KATKISI VARDIR
   Erdemir, bir dünya markasıdır. Türkiye'nin en önemli, değeridir. Dünya Çelik Raporunda ilk 50 içinde Türkiye'den yer alan tek kuruluş vardır, 
   o da Erdemir'dir. Yaklaşık 8 milyon tonluk üretimiyle dünya çelik devleri arasında otuz beşinci sırada yer almıştır. Erdemir'in bu performansı ülkemize de yansımış ve Türkiye, 
   dünya çelik üretiminde 36 milyon ton ile ilk 10 ülke arasında sekizinci olmuştur. Avrupa'da ise Almanya'dan sonra ikinci sıradayız. Dünyanın en büyüklerinden Mittal gerilerken,
   Erdemir'in devamlı yükselen grafiği, önemini ve değerini daha da artırmaktadır. Erdemir'in ürün gamında yaklaşık 400 yassı çelik kalitesi ve 200'ün üzerinde uzun çelik kalitesi bulunmaktadır. Son iki yılda dünyadaki. 50 ülkede 120'den fazla kuruluş, Erdemir'in ürettiği çeliği tercih etmektedir. 2009'da yaklaşık 780 olan müşteri sayısı, 2012 yılında 1400'e çıkmıştır. Peki bu muazzam değer, bu müthiş kıymet nasıl oluştu? Sadece para, sadece servet, sadece sermaye yeter mi? Yetmez arkadaşlarım yetmez. Bu başarıda Erdemir'in maddi büyüklüğü kadar, ona can veren, hayat veren nitelikli, kaliteli, özverili emeğin de katkısı vardır. Alın teri olmadan, göz nuru olmadan, emek olmadan başarı mümkün değildir… Başarıda en büyük pay, Erdemir'de çalışan metal işçilerine yani üyelerimize aittir. Erdemir emekçileri, çok çalıştığı, çok ürettiği için bugün Erdemir, dünyada en fazla çelik üreten kuruluşların arasındadır. Aynı zamanda dünyada en iyi çeliği üreten kuruluşlar arasında da yer almaktadır.
   
   ERDEMİR, TÜRK METAL 1 NUMARA, DİĞERLERİ NUMARACIDIR!
   Erdemir, nasıl Türkiye'nin 1 numarasıysa, Erdemir çalışanları da, 
   1 numaradır. Daha çok ürettiği için, daha verimli çalıştığı için, daha çok kazandırdığı için 1 numaradır. Erdemir işçisinin örgütlü olduğu Türk Metal de Türkiye'nin 1 numarasıdır. Türk Metal, hem üye sayısı açısından Türkiye'nin 1 numarasıdır. Hem birlik ve beraberliği açısından, Hem de imzaladığı sözleşmeler bakımından, Türk Metal 1 numaradır. Diğerleri ‘Numaracı’dır. İşte o numaracılar sizin ücretinizi dillerine dolamışlar. Evet, burada gururlu söylüyorum, Erdemir işçisinin ücreti Türkiye'nin 1 numarasıdır. Eğer işletmesi 1 numara; çalışanı 1 numara, sendikası 1 numara ise, elbette ücreti de 1 numara olacak Ey numaracılar! Siz Türk Metal'in adını bile ağzınıza alamazsınız. Haddinizi bilin haddinizi… Yoksa biz size haddinizi bildirmeyi iyi biliriz.
   
   ERDEMİR’DEKİ YETKİ SÜRECİ
   Değerli arkadaşlarım; Dünyanın en iyi çeliğini üreten Erdemir emekçileri için, Türkiye'nin en iyi sözleşmesine imza koyduğumuz süreci sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyorum. 
   Bildiğiniz gibi; Erdemir için MESS'le görüşmelerimiz 25 Şubat'ta başladı. 24 Nisan'da da 35 maddede uyuşmazlık tuttuk ve masayı terk ettik… Arabulucu da bir sonuç alamayınca da 11 Haziran'da grev kararı aldık. Ve son olarak da, 2 Ağustos'ta greve başlayacağımızı cümle aleme duyurduk. Biz, bu teklifi hazırlarken, öyle iki dakikada oturup, aklımıza gelen rakamı yazmadık. Başta dedim ya Türk Metal'in her işinde akıl vardır, bilgi ve deneyim vardır. Almak istediği her rakamın da bir altyapısı vardır, gerekçesi vardır, izahı vardır. Bizim rakamlarımız, bizim gerçeklerimizdir. Hem Erdemir işçisinin, 
   hem Erdemir'in hem de Türkiye'nin gerçekleridir. Sokağın, çarşının, pazarın, etin, sütün, peynirin, kısacası hayatın, ailemizin gerçekleridir. Biz, bu amaçla yola çıktık, bu yoldan da dönmedik. Aldığımız her kuruş sizlere ananızın ak sütü gibi helaldir… Allah tüm kazançlarınızı, ailenizle, sevdiklerinizle ağız tadıyla yemeyi nasip etsin…Bundan sonra daha iyi sözleşmeler için hepimizi güç versin… Kuvvet versin…
   
   FOTOTKOPİSİNE İMZA ATABİLİRLER
   Bizim imzaladığımız sözleşmeye en az bizim kadar sevinen bir başkaları da var. Onlar fotokopicilerdir. Çünkü, biliyorlar ki, onlar ancak bizim imzaladığımız sözleşmenin fotokopisine imza atabilirler. Bizim imzaladığımız sözleşme iyi olursa, 
   onlarınki de iyi olur. Nitekim imzaladığımız sözleşmenin ardından fotokopici sendikaların nutku tutuldu. Her sözleşmenin ardından Türk Metal'e sövüp sayanlar… Kendilerine yandaş bazı basın organlarından saldıranlar… Bu defa kuzu oldular, sesleri bile çıkmadı.
   İşte Türk Metal'in büyüklüğü budur… Buradadır…
   Şimdi benzer bir süreci, diğer fotokopici sendika ile yaşadık. Biz burada Ereğli'de sözleşme imzaladık, Onlar İskenderun'da fotokopiye imzaladılar. Halbuki, onlar prosedür olarak bu kez bizim önümüze düşmüşlerdi. Her dönemde arkamızdan gelenler…Türk Metal çınarının gölgesinde soluklananlar…Güneşin alnında ter döktüler, ter. Yıllarca Türk Metal'in ardına sığınanlar…Hızır Aleyisselam'ı bekleyen çaresizler gibi Türk Metal'i beklediler.Yıllardır olduğu gibi, bugün de Türk Metal'in önlerine düşüp onları kurtarmasını beklediler. Önümüze düşünce ne yapacaklarını bilemediler. Yollarını şaşırdılar. Duvara tosladılar. 
   
   İSDEMİR’DEKİ GREVİN PERDE ARKASI
   Onlar bu işleri kolay sanıyorlar. Macera arıyorlar. Bunlar niye greve çıktı biliyor musunuz? Öyle işçinin hakkını almak için falan için değil. Emeğin, alınterinin karşılığını almak için değil. Onlar, spor kulübüne kesilen parayı geri alabilmek için greve çıktılar. Ama bunu üyelerinden sakladılar. ‘İşverenle anlaşamadık diye numara yaparız, yuttururuz’ dediler, Ama bizim işçimiz artık bunları yemiyor. Karabük'te sahte sözleşmeleri yutturdunuz, burada yutturamazsınız. Hani derler ya ‘Papaz her zaman pilav yemez’ diye... İşçiler artık bahanelere kanmıyor… Sahte sözlere inanmıyor, gerçek sözleşmeyi görmek istiyor, Sonuç istiyor. Emeğinin, alın terinin karşılığını istiyor… Ücretine adam gibi zam istiyor, zam…
   
   “ÖĞRENMEK İSTİYORSAN TÜRK METAL’E BAK!”
   Ne diyor bu numaracılar? ‘Bizim derdimiz ücrete zam değil, fabrika yönetimi değişsin.’ Yahu sen kimi kandırıyorsun Allah aşkına… Aklınca hedef şaşırtıp, imzaladığın satış sözleşmesine kılıf hazırlıyorsun. Sen bu işçiyi aptal mı zannediyorsun? Eğer derdin yönetimse o zaman ne yapılacağını öğrenmek için Türk Metal'in Şube Başkanı'na bakman yeterli. Ne oldu, İsdemir'de o sözleşmeyi kimle imzaladın? Paşa paşa, değiştirmek istediğin adamın ayağına gittin. Lafla peynir gemisi yürümez. İnsanlar sözlerinden hayvanlar boynuzlarından bağlanır. Sendikacının sözüyle eylemi bir olacak. Gidecek diyorsan gidecek. Türk Metal'in adının geçtiği, bayrağının dalgalandığı yerde, bu sorunlar zaten yaşanmaz. Türk Metal'in adı yeter. Çünkü Türk Metal'i, Türk Metal yapan sizlersiniz. Sizlerin varlığı yeter. Bu birliğiniz, beraberliğiniz, gücünüz herkesi kıskandırıyor.En başta da bu numaracıları… Bu numaracılar ne zaman bir şey deseler, ağızlarından haset dökülüyor. Bakın şimdi de sizi, Erdemir işçisini, İsdemir işçisine hedef gösteriyorlar. Sadece işçiye de değil, işverene de hedef yapıyorlar. Sürekli bizim ücretimizin yüksekliğinden bahsediyorlar. İşçiyi işçiye kırdırmaya çalışıyorlar. Bölmeye, parçalamaya çalışıyorlar. Yüzleri kızarmadan, utanmadan Erdemir işçisinin yüksek ücret aldığını söylüyorlar. Bizi şikayet ediyorlar. Aslında bunlar, beceriksizliklerine bahane bulmaya çalışıyorlar. Sizin ücretlerinize göz dikiyorlar.
   
   “İSDEMİR İŞÇİSİNİ SATAN KİM?”
   O numaracılara sesleniyorum;
   Erdemir işçisinin ücretinin yüksekliğinden bahsedip durmayın. Susun, utanın. Yıllardır İsdemir'e çöreklenen kim? İsdemir işçisinin üzerinden parsa toplayan kim? İsdemir işçisini düşük ücrete mahkum eden kim? İsdemir işçisine yıllardır bu sahte sözleşmeleri dayatan kim? İsdemir işçisini satan kim? Erdemir işçisine bakacağınıza, işinize bakın, işinize… Önünüze dönün… Kıskançlık edeceğinize, adam gibi sendikacılık yapın… Adam gibi sözleşme yapın.
   
   “İSDEMİRLİ İŞÇİ KARDEŞİMİZDİR”
   Bizim kimsenin ücretinde gözümüz yok. Allah herkese daha çok versin. İsdemir'de çalışan işçiler, bizim kardeşlerimizdir. Biz, işçi sınıfını bir bütün olarak görüyoruz. Bizim için tüm işçilerimiz, emekçilerimiz birdir. Çıkarlarımız, kaderimiz ortaktır. İsdemir işçisinin başarılı olması, iyi sözleşmeler imzalaması en büyük dileğimizdir. Kalbimiz,, aziz mübarek ayda, Güneyin o sıcak günlerinde greve çıkan arkadaşlarımızla beraber olmuştur. Biz bu sözleşmeyi yalnızca sizin için imzalamadık. Onlar için de imzaladık. Dedik ki, ‘Biz burada iyi bir sözleşme imzalarsak, İsdemir işçisi de bunun altına düşmez.’ Biz burada iyi bir sözleşme yaparsak, numaracı sendika, belki sendikacılık görür, öğrenir… İsdemir işçisine hayrı dokunur.
   
   “TÜRK METAL AİLESİ’NE GELİN”
    Ben buradan İsdemir işçilerine sesleniyorum… Kardeşlerim merak etmeyin… Metal işkolunda Türk Metal var… Türk Metal varsa, iyi sözleşme var… Hak var… Adalet var… Başarı var…Türk Metal sizlerin de yolunu aydınlatacak. Siz bu sözleşme döneminde gerçek sendikayla fotokopici sendika arasındaki farkı gördünüz.
   ‘Bir müsibet bin nasihattan iyidir’ derler. Bunu yaşayarak gördünüz. Türk Metal'in gücünü, büyüklüğünü, etkisini bir kez daha gördünüz… Gelin Türk Metal çınarının gölgesine… Gelin Türk Metal ailesine… Türk Metal, farklıdır. Çünkü Türk Metal'i oluşturan, ona can veren, kan veren, hayat veren üyeleri farklıdır. Bizim yüreğimizin en büyük kavgası, emeğinizin hakkı için çalışmaktır... En büyük sevdamız, hak edilmiş bir kazanç...En büyük davamız, 
   ekmek değil, ekmeği hakça bölüşmektir. Gelin bizimle bir olun… Gelin beraber olun… 
   İsdemir'de ter döken, alın teri akıtan kardeşlerim, Her yeni başlangıç umuttur. Şimdi hepiniz için yeni bir başlangıç zamanıdır.
   
   SİZ TÜRK METAL’E LAYIKSINIZ
   Siz, her şeyin en iyisine, en güzeline layıksınız. Siz Türk Metal'e layıksınız. Artık yıllardır sizi düşük ücrete mahkum edenlerden kurtulun. Yalandan dolandan kurtulun. Bakın bunlar size hala yalan söylüyor. Diyorlar ki, Erdemir işçisi ile İsdemir işçisi arasındaki ücret farkı azaldı. Aradaki fark yüzde 20'ye düştü diyorlar. Yalan söylüyorlar arkadaşlar… Yalan... Bunlar grev kararı alınca, sonucun ne olacağını biliyorduk. Zaten foyaları da hemen açığa çıktı. Ama biz yine de bir önlem almayı ihmal etmedik. Ne yaptık? Bir yıllık sözleşme imzaladık. Şu anda bizim ortalama saatlik ücretimiz 20 lira 15 kuruş. Onların saatlik ücret ortalamasını kendilerinin üyelerine attığı mesajlarından aynen okuyorum: ‘Bu imzaladıkları sözleşme ile saatlik ücretleri 12 lira 71 kuruş.’
   Aradaki fark % 60'a yakın. Önümüzdeki hafta yeniden sözleşme masasına oturuyoruz. Yeniden zam alacağız.
   
   “BİLGİLERİ, GÖRGÜLERİ, TECRÜBELERİ YETMEZ!”
   Ey numaracılar, Siz orada olduğunuz sürece bu fark kapanmaz, açılır… 
   Açılır. Bunu zaten siz de söylüyorsunuz. Bizim ücretle falan işimiz yok, bizim sorunumuz fabrika yönetimiyle diyorsunuz. Çünkü yönetim spora verilen parayı kesti. Yani mama kesildi.
   İsdemir işçisi kardeşlerim, İşte sizin sendikanız budur. Bunlar bizimle aşık atamaz. Bunların yüreği yetmez… Sendikacılığı yetmez. Bilgileri, görgüleri, tecrübeleri yetmez. Bunların gücü yetse yetse adam satmaya yeter, bunların gücü imzaladıkları satış sözleşmesini saklamaya yeter. Bakın günler geçti hala sözleşme ortada yok. İnternet sitelerine bile koymadılar. Bunlar attıkları imzayı üyesinden saklayanlardır. Attıkları imzadan utananlardır.
   
   MMK’LI İŞÇİLERE AÇIK DAVET
   Peki İsdemir'de durum böyle de MMK'da durum farklı mı? Değil. Hatta daha da beter. MMK sözleşmesi irticalen konuşma
   Değerli İsdemir işçisi kardeşlerim, MMK'nın yiğit işçileri, Artık bu asalaklardan kurtulun. Bu sahte sendikacıları sırtınızdan atın. Gelin Türk Metal'e.Türkiye'nin bir numarasına katılın. Katılın ki, Sofranızdaki aşa bereket katın, Alınterinizin karşılığını alın. Alın ki; Yarına daha mutlu daha umutlu bakın.
   
   “BEN BORÇLU BİR İNSANIM”
   3000 işçinin ayakta alkışları ve attığı sloganlarla konuşmasına sık sık ara vermek zorunda kalan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, zaman zaman duygulu anlar da yaşadı.
   Kendisini ülkesine borçlu insan olduğunu anlatan Kavlak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
   “Ben, borçlu bir insanım. Bu ülkenin her evladı gibi, beni besleyen toprağıma borcum var. Beni parasız y atılı okutan devletime borcum var. Vergileriyle bana iş olanağı sağlayan bu milletime borcum var. Beni bugünlere getiren, bu makamlara taşıyan metal işçisine borcum var. Çok şükür, borcumun da farkındayım. Gerçi, bu toprağın yoksul, 
   gözü tok insanlarına borcumuzu ödeyemeyiz ama; Onlar için, ekmeğinden başka derdi olmayan, Emeğinden başka sermayesi olmayan, Ülkesinden başka sevdası olmayan o insanlar için, bedenimizi taşın altına koyarız.
   Arkadaşlar, tarih boyunca destan yazan bu halk, sırasını size devretti. Artık sıra sizde. Sıra, günümüz Türkiye'sini omuzlamış, üretimin her cephesinde, zaferden zafere koşan emekçide. Yani sıra, emekçiye olan borcun ödenmesine geldi. Bu borcu tahsil etmek bize düşüyor. Birliğimiz sarsılmadıkça, Birbirimizden aldığımız güç eksilmedikçe, Bu hak kavgamızın karşısında kimse duramaz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim, Yeter ki mücadele bayrağını gönlümüzden indirmeyelim. Gün bu gündür arkadaşlar. Ya kazanacağız! Türkiye'de hakkını arayan, onurunu koruyan bütün çalışanların öncüsü olacağız. Ya kaybedecek, kölelik dayatmasını sineye çekip köşemize çekileceğiz.
   Türk Metal'in onurlu üyeleri, Türkiye işçi sınıfının şerefli temsilcileri, Kardeşlerim, Türk Metal Sendikası'nın tarihinde, Türk Metal üyesinin geçmişinde, Bizim kitabımızda, kölelik var mı? Kaybetmek var mı? Korkmak, kaçmak, sinmek var mı? Elbette yok arkadaşlarım. Hiç olmadı.
   Peki ne var? Hak var. Adalet var. Barış var. Kardeşlik var. Uzlaşma var. Üretim var. Ülke var. Gerektiğinde mücadele var. Sizler var olduğunuz sürece zafer var, zafer.”
   Bu sözlerin ardından işçilere hitaben “varmısınız arkadaşlar” diye sorduğu işçilerin “varız” demesi üzerine, “o halde ben de varım” diyen Kavlak, konuşmasını tamamladı.”


Haber : 

ETİKETLER : Yazdır

  • Yusuf Ziya Odabaş
  • Pevrul Kavlak
  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 1 )

14 yıl önce

ŞİRKETİMİZ ERDEMİR İLE METAL İŞ KOLUNUN GÜÇLÜ SENDİKASI TÜRK METAL SENDİKASI ARASINDA; KARŞILIKLI GÜVEN VE UZLAŞMACI DİYALOG ANLAYIŞI ÇERÇEVESİNDE “EN DEĞERLİ VARLIĞIMIZ ÇALIŞANLARIMIZDIR” VE "KAVGANIN KAZANANI YOKTUR" İLKESİNDEN HAREKETLE GREVE GİDİLMEKSİZİN MASA BAŞINDA BAĞITLANAN 24. DÖNEM TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN İLGİLİ TÜM TARAFLARA HAYIRLI VE UĞURLU OLMASINI DİLERİM.

ÜNLÜ ÇELİK KRALI ANDREW CARNEGIE’E ŞÖYLE BİR SORU SORMUŞLAR:

“ELİNİZDEKİ BÜTÜN İMKANLÂRI KAYBETSENİZ, ACABA BÖYLE BİR SANAYİİ YENİ BAŞTAN NE KADAR ZAMANDA KURABİLİRSİNİZ?” CARNEGIE CEVAP VERMİŞ: “EĞER İMKÂNLARD ... DEVAMI

 Beğen

  • s.
  • 1

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor

» Henüz BU HAFTA Haber Görünmüyor
  • ERDEMİRİN 24 TEMMUZ İLANI...
    ERDEMİR'İN 24 TEMMUZ İLANI...

 Köşe Yazarlarımız


  • Sefai BARAN
    Anketler ne diyor?
  • Veteriner Hekim Hüseyin DEMİRCAN
    VETERİNER KLİNİKLERİ HAYIR KURUMU DEĞİLDİR!
  • Hüseyin Orhan
    ŞİMDİ SÖZ SIRASI EREĞLİ VE ALAPLI'DA!
  • Şerife Keskin VEZİROĞLU
    SAVAŞLARLA YAŞAMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ EVRENİN BİZE SUNUMU.
  • Vahap AKBULUT
    Kanser kader değildir!

 Haber Yorumları


  • oh oh artık erdemir belediyeye her festivalde para verir, posbıyığın oğlu tekrar saç tüccarlığına başlar,birlikte yemeler içmeler sonra v... DEVAMI
  • Yok
    Rabbimiz rahmeti ile muammele eylesin geride kalanlara kolaylıklar nasip eylesin
  • Tuğba
    Merhaba dün beşik aldık kuramadım sorunlu sanırım bebeğim küçük bırakacak kimse yok kurmak için yetkili birisi varmı gelebilirmi acil yar... DEVAMI
  • Gürol Öztürk
    Cansın o kadar.
  • SEMİN
    Geçen dönemdede CHP de çok güzel şeyleri başardık. Hemde Neriman hanımdan destek görmeden. Yeni yönetimdeki arkadaşlara başarılar diliyor... DEVAMI
  • ADMİN
    O KADAR HARCAMA YAPIP KADASTRO MU PARASI YETMEMİŞ.
  • Kaptaşlı
    Daha yeni kaza oldu.çöplük yığını gibi reklam panolarını asmışlar.reklam asanlar kazalardan sorumludur.
  • Büyük geçmiş olsun gerçekten çok üzüldüm hakikaten Ereğli için önemli bir mekanımızdı halkımızın aileleri ile birlikte nefes alam ye... DEVAMI
  • Ereğli
    Ey Allah ım aynı köyün mahallesi değilmi bu neyin tarihi komedisiniz
  • Filipot
    Adnan bey her masada var . AKP adına çalışmaktan geri kalmayan zat AKP donemi boyunca muhtarlar derneği başkanı olarak şehrimize güzellik kat... DEVAMI
  • ANA SAYFA
  • İLETİŞİM
    • » İletişim Bilgileri
  • Künye
  • Bize Ulaşın
  • GALERİ
    • » Foto Galeri
    • » Video Galeri
  • duyurular
Ereğlinin Sesi - Kdz.Ereğli Haber ve Zonguldak Haberleri

© ereglininsesi.com.tr

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Alaplı
  •   Kulis Haber
  •   Spor
  •   Asayiş
  •   Yaşam
  •   Medya
  •   Ekonomi
  •   Sağlık
  •   Sivil Toplum
  •   Batı Karadeniz
  •   Eğitim
  •   Mesajlar
  •   Gündem
  • Tüm Haberler
  • Haber Ara
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Videolu Haberler
  • Yazarlarımız
  • Arşiv